search

Lüleburgaz Art Academy

Lüleburgaz Sanat Akademisi ‘nin bağlamı ve içeriği ile birlikte ele alındığında kent donatılarının özel bir parçası olacağını öngörmek yanlış olmaz. Bu yönüyle son yıllarda kente kazandırılmak istenen yeni çehrenin de öncüllerinden olmaya aday. Çevresindeki benzer ölçekteki makro-formlarla uyum içerisinde görünürken hemen çeperinde konumlanan konut stoğu ile ise ölçeksel anlamda bir çelişki içerir. Yakın çevredeki yapılarla bu tip bir diyalektiği varken dolaysız bir şekilde diyaloğa girmesi beklenecek asli girdi yapılaşmamış çevre olan Çamlık bölgesi.  Akademi, boy uzunluğunu çamlık ve park alanı olarak oldukça ender rastlanır tanımlı kentsel boşluklardan birisi ile paylaşmakta. Ağaç mirası ve potansiyel yapı ile kurulabilecek açık alan ilişki örüntüsü ise denkleme katılmak için oldukça kuvvetli bir duruş sergiler.

Sanat akademisi ihtiyaç programı büyüklükleri üzerinden okunduğunda kendi içerisinde belli eşikler tespit edilebilir. Ana salon; adeta bir makine disiplininde çalışması öngörülen, oldukça teferruatlı ve hassas teknik gereksinimleriyle beraber düşünüldüğünde şahsına münhasır bir başrol oyuncusu olarak ön plana çıkar. Birbirine görece daha yakın büyüklüklerde olan diğer iki salon ise önemli kitlesel boşluklar tanımlar. Bu üçlünün; hem ziyaretçi hem de sanatçı ve teknik personel tarafından eş zamanlı olarak kullanılabilme imkanına sahip olması, yapının başlıca çalışma hiyerarşisi için kritiktir. Bu salonlara ek olarak farklı etkinliklere ev sahipliği yapması beklenen çok amaçlı salon ise ziyaretçi kapasitesi en fazla ve bölünebilir hacimdir. Bu büyük hacimler, kentlinin sürekli kullanımına ayrılacak fakat tematik ve ölçek olarak daha parçalı kurgulara işaret etmesi muhtemel atölye birimleri ile birleşerek nihai talebine ulaşır.

Söz konusu tasarım probleminin eğimli bir kent parçası içerisindeki yerleşimi neye göre şekillenebilir? Akademi yapısının birbirinden farklı büyüklüklere sahip olan kütle senaryosunun önceliği ne olabilir?

Bu sorular çamlık bağlamı içerisinde ve açık alan kullanımları gözetilerek düşünüldüğünde sade bir cevap bulur. Arazinin en düşük kotundan en yükseğe doğru gidildikçe parçalanan ve giderek doğaya karışmaya, yok olmaya başlayan bir yapı kurgusu. Bu kurgu; yükseklik ve tekillik anlamında eşsiz olan ana salon hacmini arazinin en alt kotuna düz ayak oturmasıyla başlar. Yüksek ve hiç parçalanmayan güney cephe akademi yapısının anıtsal karakteri ile örtüştürülebilir. Aynı zamanda giderek kaybolacak hacimlerin tek ve tok karnıdır. Bu nedenle kendi karakterini herhangi bir kütle artikülasyonu ile çeşitlendirmez.

Arazide yukarı doğru çıkıldıkça bu tekillik yerini yine salon hacimlerinin kitleleri ile donanmış fakat bu seferinde 3 parçaya bölünmüş yeni bir segmente bırakır. Küçük salon, deneysel salon ve çok amaçlı salonun farklı kademelere oturduğu bu parça aynı zamanda tüm hacimlerin beslendiği fuaye ara kesitini tanımlar. Çeşitli salonlar arasında görsel ilişki imkanını süreksiz hale getiren fuaye hacmi aynı zamanda fiziksel olarak da belirli düşey ve yatay bağlantılar içerir. Fuaye hacminin bu parça hizasına denk gelen açık alandaki tezahürü ise ağaç mirasının mevcut olmadığı parsel çentiklerinden birinde açık etkinlik alanı için rezerve edilmiş halde olmasıdır.

Biraz daha tırmandıkça bizi karşılayacak kısım daha fazla parçalarına ayrılarak birbirinden dezakse olan ve ufalan atölye hacimlerinin birliktelik aralığıdır. Ana düşey dolaşım elemanı etrafında şekillenen parçalanmış mekanlar farklı yüksekliklerde ve açık alan kullanımlarına mahreç verebilecek şekilde organize olmuştur. Bu düşey dolaşım kovası istenildiğinde ana fuaye boşluğu ile entegre olabilme esnekliğine de sahiptir.

Kuzeyde arazi sınırından Mehmetçik Caddesi’ne kadar olan boşluk ise ana fikre paralel şekilde kendisine yer bulan sergi pavyonları ile değerlenir. Gittikçe küçülerek son ürün koleksiyonlarının sergileneceği geçici sergi elemanlarına ya da enstelasyonlara ayrılan bölge senaryoyu nihayete erdiren kapanış bölümüdür.

Söz konusu 4 adımda tarif edilen fakat bir bütün olarak okunması beklenen akademi yapısı doğu cephesinde doğayla kurduğu keskin ilişkiyi mütemadi bir yaya aksıyla beslemeye çalışır. Belli yerlerinden doğaya ya da yapıya dahil olunabilecek bu sürekli aks aynı zamanda yapı bütünlüğünün etkinliği için elzemdir. Bu çizgisellik yapının tamamına nüfuz eden cephe modülasyonunu da tetikler. Kütlesel parçalanma eş zamanlı olarak cephe modüllerinde de benzer bir daralmaya tekabül eder.

Kentsel kararları ve yapı morfolojisi açısından yerine ait olma kaygısı güden proje, ihtiyaç programı gereksinimlerine mümkün olduğu kadar sade ve esnek çözümler arayışındadır. Hiyerarşik ve zengin mekan kalitesini önceleyen sakin ve seçenekli bir senaryodur.

 

 

 

Details

TypeCompetition
Year2015
LocationLüleburgaz │Turkey
ClientLüleburgaz Municipality
Area22.150 m2
TeamCan Tamirci │ Sezin Taner

Share it on your social network:

Or you can just copy and share this url